SON EKLENENLER

Yargıtay 'çalışmazsan gidersin' diyen patronu haklı buldu!

Bir işyerinde, Kalite kontrol görevlisi olarak çalışan işçi, patrona işlerinin çok yoğun olduğu ve hepsine birden yetişemediğinden yakındı. Amiri ise, yakınmaları yersiz bularak, 'çalışmazsan gidersin, kimsenin kaprisini çekmek zorunda değiliz' deyince, 'o zaman benim yerime işi yapacak daha iyi birisini bulursun' dedikten sonra mesaiyi terk ederek evine dönen işçi işten atıldı.Yargıtay, işten atılmayı ölçüsüz bulmadı.
13 Kasım 2021 15:29

İşim çok yoğun zorlanıyorum diyen çalışana, "çalışmazsan gidersin, kimsenin kaprisini çekmek zorunda değiliz" diyen patronu Yargıtay haklı buldu.

Bir işyerinde, Kalite kontrol görevlisi olarak çalışan işçi, patrona işlerinin çok yoğun olduğu ve hepsine birden yetişemediğinden yakındı. Amiri ise, yakınmaları yersiz bularak, 'çalışmazsan gidersin, kimsenin kaprisini çekmek zorunda değiliz' deyince, 'o zaman benim yerime işi yapacak daha iyi birisini bulursun' dedikten sonra mesaiyi terk ederek evine dönen işçi işten atıldı.

Ertesi gün 1 günlük rapor alarak, başından geçenleri eşiyle değerlendiren çalışan, evdeki borçlar nedeniyle çalışmak zorunda olduğuna karar vererek işine geri döndü. Amirine giderek,"çalışmaya devam etmek istediğini " söyleyince, amiri "sen zaten işi bırakmadın mı? İşyerinde kaprisli davranış iyi değildir' diyerek işe dönemeyeceğini söyledi.

Duruma üzülen çalışan, eşine telefonla haber verince bu defa olaylar daha fazla büyüdü. Çalışanın eşi, patrona telefon açarak, "eşimin tazminatını vermezsen kendini yok bil, seni öldürürüm" şeklinde sözler sarf edince karı-koca hakkında ceza davası da açıldı.

İş mahkemesini yolunu tutan davacı işçi, işe iadesini istedi.

Davacı işçi, işten atılmanın haksız olduğunu, amirinin kendini haklı çıkarma amacıyla ceza davası açtığını iddia ederek, Ceza Mahkemesinden koğuşturulmaya dahi yer olmadığına dair karar verildiğini dile getirdi ve işe iadesini istedi.

Davalı işveren savunmasında, davanın reddini talep ederek, iş akdinin feshedilmesine davalının kendi kusuru ile sebep olduğunu ileri sürdü.

YEREL MAHKEME İŞTEN ATILMA 'HAKLI' DEDİ

İş Mahkemesi, patronuyla tartışıp, mesai saatinde içerisinde işyerini terkeden çalışanın işten atılmasını haklı buldu. Yerel Mahkeme kararında, davacı işçinin eşinin, davacının amirini aramak suretiyle onu rahatsız etmesinin de işyerindeki huzuru ve güveni tehlikeye düşürebileceğini belirterek tazminatsız atılmayı haklı buldu. Kararda, Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar nedeniyle yapmış olduğu fesih haklı nedene dayanır dedi.

OLAY İSTİNAF'A TAŞINDI

İş Mahkemesinin kararını beğenmeyen çalışan, İstinaf başvurusu yaptı. Dosyayı inceleyen İstinaf'tan bu defa işçi lehine karar çıktı. İş aktinin feshini ölçüsüz bulan Mahkeme, yaşanan olayın feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığını değerlendirerek, işe iade kararı verdi.

Bu defa patron, Yargıtay'a temyiz yoluna başvurdu.

YARGITAY İŞE İADE KARARINI BOZDU

Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği 'İşe iade'ye dair İstinaf kararını kaldırdı. Yargıtay gerekçesinde, işçi ve işveren arasında geçen olayların işyerinde olumsuzluklara yol açabileceği değerlendirildiğinden işe iade kararının bozulduğu belirtildi. Kararda özetle şöye denildi:

'....iş akdinin feshinden bir kaç gün önce amiri durumundaki tanık olarak da dinlenen...'nın yanına giderek "işinin çok yoğun olduğu, zorlandığı" şeklinde yakınmalarda bulunduğu, amirinin ise yakınmanın yersiz olduğu anlamında açıklamalarda bulunması üzerine davacının "o zaman benim yerime işi yapacak daha iyi birisini bulursun" dedikten sonra mesaisini terk ettiği ve evine gittiği, durumu evde eşi ile değerlendirdiğinde eşinin işi bırakmayıp çalışmaya devam etmesi, paraya ihtiyaçları oldukları şeklindeki telkini üzerine bir günlük rapor alarak ertesinde tekrar işyerine döndüğü, yine tanık amiri olan ...'nın yanına gidip "çalışmaya devam etmek istediğini " söylediğinde amiri olan tanığında kendisine "sen zaten işi bırakmadın mı? " şeklinde karşılık verdiği ve "bu tarz kapris niteliğindeki davranışların doğru olmadığı" şeklinde mukabelede bulunduğu, devamında da davacının telefonla durumu eşine bildirdiği, bu görüşmenin tam bir mutabakat olmadan sonlandığı sonrasında bu defa davacının eşinin tanık...'yı telefonla arayarak "eşimin tazminatını vermezsen kendini yok bil, seni öldürürüm" şeklinde sözler sarf ettiği iddiasında bulunan tanık...'nın olayı işverene intikal ettirdiği, bunun üzerine davalı işverenin davacının iş akdini kıdem ve ihbar tazminatlarını ödeyerek açıklanan olaylara istinaden geçerli nedenle feshettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.


Yukarıda izah edilen süreçte yaşanan gelişmelerin işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, yasal şartları bulunmayan işe iade davasının reddine dair ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak davacının işe iadesine karar verilmesi hatalıdır...'

9. Hukuk Dairesi 2017/25949 E., 2018/11350 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.


... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A-Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 14/08/2012 tarihinden 08/03/2016 tarihine kadar belirsiz süreli iş akdi ile kalite kontrol sorumlusu olarak çalıştığını, bu süre zarfında müvekkiline bir kısmı elden bir kısmı bankadan olmak üzere ödeme yapıldığını, müvekkil iş yerine gittiğinde iş akdinin kendisine hiç bir şey söylenmeden iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin son aldığı net ücret tutarı ile davalı firmada uzun yıllar çifte kayıt sistemi uygulandığından belli olmadığını,müvekkilinin iş yerinde yemek ve servis aracından faydalanmakta olduğunu, ayrıca prim uygulaması olduğunu, müvekkilini küçük düşürücü şekilde vardiyası bitiminde patron odasına çağrılarak apar topar işten atıldığını, müvekkiline yazılı bir açıklama yapılmadığını, yazılı bildirim şartına uymayan davalı şirketin müvekkiline işten atıldın diyerek işten kovduğunu iddia ederek, iş akdinin feshinin geçersizliğine, müvekkilinin aynı işe, aynı görev ve tanımı ve unvan ile özlük haklarında bir değişiklik yapılmaksızın işe iadesine, işe iade kararına uyulsada uyulmasa da müvekkilinin boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücret ve sosyal haklarının davalı işverenden fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini, işe iade kararına uyulmadığı taktirde iade kararına aykırılıktan dolayı 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı işverene yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B-Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin sonlandırılması ile ilgili olarak ileri sürdüğü aleyhe hususlar gerçek dışı iddialar olduğunu, davacı işçinin davalı işveren yanında 14/08/2012 tarihinden bu yana kalite kontrol görevlisi olarak çalışmakta olduğunu, işyerinde tüm işçilerin ücretlerinin banka hesaplarına yatırılmakta olduğunu ve çifte kayıt sistemi uygulaması olmadığını, davacının en son aldığı net ücretin 1800,00 TL olduğunu, davacı işçi hakkında işverence doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sergilediği ve aykırı hareket ettiği tespit edildiğini ve iş akdinin sona erdirildiğini, davacı iş akdinin feshedilmesine kendi kusuru ile sebep olduğunu, davacının tamamen haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C-İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının amiri konumundaki...ile aralarında bir tartışma yaşandığı, bunun üzerine davacının işyerini izinsiz ve mazeretsiz olarak mesai saati içerisinde terk ettiğinin tartışmasız olduğunu, taraflar arasındaki bu tartışmanın davacının rapor getirdiği günde tekrar ettiği ve sonrasında davacının eşinin davacının amirini aramak suretiyle onu rahatsız ettiğine ilişkin beyanları doğrultusunda işyerindeki huzurun ve güvenin tehlikeye düştüğü dosya kapsamından anlaşılmakla dürüstlük kuralı gereğince işverenin yapacağı fesih haklı olduğu, bu nedenle davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından İş Kanununun 25/II maddesi kapsamında ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar nedeniyle yapmış olduğu fesih haklı nedene dayandığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
D-İstinaf başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili süresinde; davacı tarafından bu dava açıldıktan sonra, davalı tarafından haklı neden yaratmak çabası ile savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık tarafından davacı ve eşi hakkında koğuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalının haksız olduğunun kanıtlandığı, ispat yükü üzerinde olan davalının feshe neden olarak sunduğu savcılık dosyasında bile haksız çıktığı, davacının nedensiz ve gerekçesiz işten atıldığının ortaya çıktığı, davalı tanığı ...'un hiçbir şey görmediğini belirttiği, diğer tanığın davacı ve eşini savcılığa şikayet eden kişi olduğundan beyanına itibar edilemeyeceği, davalının iddialarını ispatlayacak en ufak bir delil sunmadığı, savunmasını dahi almadığı, mahkemenin savcılık soruşturmasını beklemeden karar vermesinin hatalı olduğu, bu nedenle gerekçede savcılık soruşturmasına değinilmediği, gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E-Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince, davacının, davalıya ait işyerinde 14/08/2012 - 08/03/2016 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işveren tarafından davacının iş aktinin 09/03/2016 tarihli fesih bildirimi ile; sorumlu amirine hakaret ettiğinden, iş aktinin geçerli nedenlerle 08/03/2016 tarihinde feshedildiği belirtilmiştir.
Davacının amiri ile yaşadığı tartışmanın sonrasında işveren belgelerindeki işçi ifadelerinden anlaşılacağı üzere amiri tarafından "çalışmazsan gidersin, kimsenin kaprisini çekmek zorunda değiliz" denmesi üzerine işyerinden ayrıldığının, ertesi gün ise işe gelmediği için rapor sunduğunun, rapor sonrası işe geldiğinin, iş aktinin işveren tarafından feshedildiğinin ihtilafsız olduğu, dosya kapsamındaki tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş akti feshedilen davacının amiri ile tartışmasının iş aktinin feshini gerektirecek ağırlıkta olmadığı, tartışmada hakaret ve benzeri sözlerin davacı tarafından kullanılmadığının bizzat davacının amiri olan davalı tanık anlatımları ile sabit olduğu, bir başka anlatımla işverenin feshinin ölçülülük sınırını aştığı ve geçersiz olduğu sonucuna ulaşılmakla davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F-Temyiz başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde, davacının iş yerini terk ettiğini, ertesi gün ise rapor getirdiğini, amirin ise hasta olmadığından raporun kabul edilmeyeceğini beyan ettiğinden tartışma çıktığını, daha sonra davacının eşinin davacının amiri olan ...'yı telefonla arayarak tehdit ettiğini, hem feshe sebep olan olay hem de bu olay üzerine davacının iş akdinin feshedildiğini, davacıya kıdem ve ihbar ödenmesinin feshin haksız ve geçersiz olduğu anlamına gelemediği iddiası ile temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G-Gerekçe:
Davacının iş akdinin feshinden bir kaç gün önce amiri durumundaki tanık olarak da dinlenen...'nın yanına giderek "işinin çok yoğun olduğu, zorlandığı" şeklinde yakınmalarda bulunduğu, amirinin ise yakınmanın yersiz olduğu anlamında açıklamalarda bulunması üzerine davacının "o zaman benim yerime işi yapacak daha iyi birisini bulursun" dedikten sonra mesaisini terk ettiği ve evine gittiği, durumu evde eşi ile değerlendirdiğinde eşinin işi bırakmayıp çalışmaya devam etmesi, paraya ihtiyaçları oldukları şeklindeki telkini üzerine bir günlük rapor alarak ertesinde tekrar işyerine döndüğü, yine tanık amiri olan ...'nın yanına gidip "çalışmaya devam etmek istediğini " söylediğinde amiri olan tanığında kendisine "sen zaten işi bırakmadın mı? " şeklinde karşılık verdiği ve "bu tarz kapris niteliğindeki davranışların doğru olmadığı" şeklinde mukabelede bulunduğu, devamında da davacının telefonla durumu eşine bildirdiği, bu görüşmenin tam bir mutabakat olmadan sonlandığı sonrasında bu defa davacının eşinin tanık...'yı telefonla arayarak "eşimin tazminatını vermezsen kendini yok bil, seni öldürürüm" şeklinde sözler sarf ettiği iddiasında bulunan tanık...'nın olayı işverene intikal ettirdiği, bunun üzerine davalı işverenin davacının iş akdini kıdem ve ihbar tazminatlarını ödeyerek açıklanan olaylara istinaden geçerli nedenle feshettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen süreçte yaşanan gelişmelerin işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, yasal şartları bulunmayan işe iade davasının reddine dair ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak davacının işe iadesine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H) Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak oluşturduğu kararın bozularak ortadan KALDIRILMASINA,
2. Davanın esastan REDDİNE,
3. Davalı kendisini vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4. Alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile 6,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5. Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
6. Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
7. Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2018 tarihinde kesin olarak, oybirliği ile karar verildi.

SGKREHBERİ

ADLİYE KORİDORU SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER